Nexttürk Forum
 
AnasayfaSSSKayıt OlKullanıcı GruplarıGiriş yap

 

Şeytanın Oteli

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
turknext
Admin
Admin
avatar


Yaş : 38 Kayıt tarihi : 20/07/07 Mesaj Sayısı : 114 Nerden : Tekirdağ

MesajKonu: Şeytanın Oteli   Cuma Tem. 27 2007, 23:03

"Şeytanın Oteli" ("Fritt Vilt"), Norveçli genç yönetmen Roar Uthaug'un ilk uzun metrajlı filmi. Korku filmi meraklılarının türün hemen hemen bütün klişelerini bulabileceği filmin seyirciye değişik gelebilecek tek özelliği bir Norveç filmi olması. Yani aslında filmin öyküsünü ve olay örgüsünü sırtınıza balta yeme korkusu taşımadan (elbette balta, başka ne olacaktı!) gözünüz kapalı temrin edebilirsiniz, ancak filmdeki diyalogları anlamak için yanıp tutuşuyorsanız ve Norveççe'ye hakim değilseniz gözlerinizi açabilirsiniz. Yalnız, "Şeytanın Oteli" hayatınızda gördüğünüz ilk korku filmi değilse gördüklerinize şaşırmayı beklemeyin.
Film, beş arkadaşın snowboard yapmak için dağa gittikleri bir tatil günü başlıyor ve alışıldık bir şekilde olay mekânına varmadan karakterlerini bize kısaca tanıtıyor. Biri ateşli, biri olgunca iki çift ve dalgacı arkadaşlarının araba yolculuğuyla filmin dünyası açılıyor ve karakterlerimiz çok geçmeden, in cin top oynayan karlar altındaki tepeler arasında uçarcasına kayma maceralarına başlıyorlar. Medeniyetten hayli uzak olan, daha sonra cep telefonlarının da çekmediğini öğreneceğimiz karlı tepeler arasındaki coşkulu kayma sahneleri genç yönetmenin spor malzemeleri ya da enerji içeceği reklamları üslubunda en havalı açılarla çekip, hızlı hızlı kurguladığı uzun ve neşeli bir bölümün ardından bir kazayla sona eriyor. Dalgacı arkadaşın fena halde düşüp bacağını dağıtmasıyla ve yavaş yavaş akşamın çökmesiyle beş arkadaş doğaya hapsoluyorlar. Tesadüf bu ya, çok yakınlarında terkedilmiş görüntüsü veren, içeri girildiğinde dayalı döşeli olduğunu anladığımız eski bir otele sığınıyorlar. Bundan sonrasını tahmin etmek güç olmasa gerek. Elbette başkasının mekânını masum sebeplerle de olsa ihlal etmek her yiğidin harcı olmayacağı için ve korku filmlerinde yiğitlik de bir yere kadar, baltayı yiyene kadar diyelim, sürebildiği için teker teker ölmeye başlıyorlar. Çok geçmeden kurbanları birer birer haklayan kürklü canavarın, otelin bodrum katındaki pis bir odada yaşayan ve filmin sonunda 'çocukluğunda travma geçirmiş seri katil' klişesine bağlanan bir kişi olduğunu da anlıyoruz. Filmin en sonunda kimin kazandığını söylemeyelim.

Daha evvel kısa film ve video kliple uğraşmış olan yönetmen Uthaug'un sözü edilen klişeleri kırmak gibi bir derdi de yok aslında. Daha ziyade, çoktan kabul görmüş yerleşik korku filmi kalıplarını takip ederek -başta "The Shining" olmak üzere türün çoğu meşhur filmini anımsamamak elde değil-, olay örgüsünü karmaşıklaştırmaya ya da seyirciye katmer katmer numara yapmaya soyunmadan 'temiz' bir film çekmeyi amaçlamış. Nitekim, "Şeytanın Oteli"nin korku filmi türünün çok sık piyasaya çıkmadığı Norveç'te ilgi görmesi de yönetmenin bu işi prodüksiyon kalitesi anlamında iyi kotarmasından kaynaklanıyor olsa gerek. Yoksa kuzeyin buz mavisi ışığıyla da aydınlansa aslında "batı cephesinde değişen bir şey yok."

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://turkmoney.ws.tc

Şeytanın Oteli

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.nextturk.com :: Film Yorumları -
Forum Nextturk
stats counter
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com